NewYorklu ünlü bir roman yazarı olan Billie, son kitabı kötü eleştiriler alınca, acımasız vahşi şehir ormanından kaçmaktan başka bir şey istemez. Aynı zamanda, bir avukattan Oregon’da bir sahil kasabası olan Cannon Beach’te bir evin kendisine miras kaldığını bildiren bir telefon alır. Acaba ortalığın durulmasını beklerken kendini unutturmak için oraya gitmek, iyi bir fikir olabilir mi?
Otuzlu yaşlarındaki genç kadın buraya vardığında büyüleyici bir alan ve zar zor ayakta duran bir kulübe görür. Bu huzur cennetini yeniden inşa etmek için motive olur ve işi yapması için bir müteahhit tutar. Ne büyük bir hata! Müteahhit sadece çılgınca ücretler talep etmekle kalmayıp, aynı zamanda işin yarısından çoğunu yapmaz. Bunun üzerine komşusu Josh nazikçe yardım etmeyi teklif eder. Kadın hemen reddeder. Josh yetenekli bir marangoz olabilir ama yine de kibirli ve müdahalecidir ve de şeytani derecede yakışıklı …
Eğer biri yan komşunuzsa ve köy ondan kurtulmak için çok küçükse, kaçmak zordur. Josh, Billie’nin baktığı her yerdedir! Daima çekici olan Josh, bekar hayatının ona sağladığı özgürlüğün tadını çıkarmaya kararlı görünüyordur. O, kesinlikle Billie’nin romanlarında yarattığı türden bir adam değildir!










